Kan Şekeri Verileri ve Tip 1 Diyabette Eşitsizlikler |Türkiye Perspektifiyle Bir Bakış

You are currently viewing Kan Şekeri Verileri ve Tip 1 Diyabette Eşitsizlikler |Türkiye Perspektifiyle Bir Bakış

Tip 1 Diyabetle (T1D) yaşamak, her gün ince hesaplamalar ve dengeleme sanatı gerektirir. Ancak bu zorlu yolculuk, ne yazık ki herkes için eşit şartlarda ilerlemiyor. Yakın zamanda yayımlanan bir Diabetes UK analiz raporu, İngiltere’de T1D’li bireyler arasında sosyoekonomik durum ve yaşanılan bölgeye bağlı olarak kan şekeri kontrolünde eşitsizliklerin büyüdüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.

Rapora göre, en yoksul bölgelerde yaşayan Tip 1 diyabetlilerin yaklaşık %70’inin yüksek HbA1c değerlerine sahip olduğu, yoksul olmayan bölgelerde ise bu oranın %56 civarında seyrettiği belirtiliyor. Farkın bu denli büyük olması, diyabetin sadece biyolojik değil, aynı zamanda derin bir sosyoekonomik mesele olduğunun kanıtıdır.

Peki, bu bulgulardan hareketle, Avrupa’da diyabet yaygınlığı en yüksek ülkelerden biri olan Türkiye’deki Tip 1 Diyabette eşitsizlikler manzarasını nasıl okumalıyız? Gelin, Türkiye gerçekleriyle kıyaslayarak bu hassas konuyu mercek altına alalım.


İngiltere Verilerinden Türkiye Gerçeklerine: Bir Kıyaslama

Türkiye, diyabet yaygınlığı açısından ciddi bir tablo çiziyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de diyabet yaygınlığı yüksek olup, yapılan bazı araştırmalarla birlikte Tip 2 diyabetin gölgesinde kalsa da, glisemik kontrol sorunlarının T1D bireylerde de belirgin olduğu biliniyor. Ulusal program belgelerinde dahi bu kontrol sorunlarının pek çok çağrıda vurgulanması, sorunun boyutunu gösteriyor.

İngiltere’deki eşitsizlik bulguları, Türkiye’deki Tip 1 Diyabette eşitsizlikler için de benzer ve hatta daha keskin ayrışmalar olabileceğini düşündürüyor. Özellikle gelir düzeyindeki, bölgesel ve altyapısal farklılıklar göz önüne alındığında, T1D yönetiminde karşılaşılan başlıca eşitsizlik alanları şunlardır:


Eşitsizlik Alanları: Kontrol, Teknoloji ve Erişim Engelleri

1. Glisemik Kontrol Farklılıkları (HbA1c Uçurumu)

İngiltere raporunda gördüğümüz HbA1c uçurumu (yoksul bölgeler vs. varlıklı bölgeler), Türkiye’de de kırsal-şehir farkı ve gelir düzeyiyle doğrudan ilişkilidir. Ekonomik zorluklar, sadece beslenme kalitesini değil, aynı zamanda düzenli tıbbi malzeme alımını da etkiler.

  • Beslenme: Ekonomik açıdan zorlanan bir aile, genellikle daha ucuz, yüksek karbonhidratlı ve işlenmiş gıdalara yönelmek zorunda kalır. Bu durum, T1D yönetiminde sağlıklı ve kontrollü beslenmeyi imkansız hale getirir.
  • Kırsal Erişim: Kırsal bölgelerde uzman doktorlara, diyetisyenlere ve diyabet eğitim hemşirelerine erişim imkanının kısıtlı olması, düzenli ve multidisipliner takibi engeller. Bu da kan şekeri hedeflerine ulaşmayı zorlaştırır.

2. Hayat Kurtaran Teknolojiye Erişim Engeli

En bariz eşitsizlik alanı modern diyabet teknolojilerine erişimdir. İngiltere verileri, insülin pompaları ve CGM (Sürekli Glukoz İzleme) cihazlarının kullanım oranlarının sosyal ve etnik kökenle doğrudan korelasyon gösterdiğini ortaya koyuyor.

Türkiye’de ise bu teknolojilere erişim, genellikle yüksek maliyet, SGK geri ödeme politikaları ve sağlık altyapısının merkezileşmiş olması nedeniyle sınırlıdır. Özellikle CGM cihazları ve insülin pompaları, T1D’li bireylerin hayat kalitesini ve glisemik kontrolünü devrim niteliğinde iyileştirirken, dezavantajlı grupların bu cihazlara ulaşamaması kabul edilemez bir eşitsizlik yaratmaktadır. Teknolojiye erişim, artık lüks değil, temel bir sağlık hakkı olarak görülmelidir.

3. Kapsamlı Diyabet Eğitimine Ulaşım

T1D yönetiminin %90’ı bireyin kendi sorumluluğundadır ve bu, sürekli eğitim gerektirir. Yoksul ve uzak bölgelerde yaşayan bireylerin, düzenli diyabet eğitimi, beslenme danışmanlığı ve psikososyal destek gibi hizmetlere ulaşma olasılığı daha düşüktür. Bu hizmetlere erişimdeki eşitsizlik, bireyin hastalığı yönetme becerisini ve dolayısıyla glisemik kontrolünü doğrudan olumsuz etkiler. Hastalıkla başa çıkma becerisi, coğrafyaya veya gelire göre farklılık göstermemelidir.


Eşitsizliği Gidermek İçin Öneriler ve İyileştirme Yaklaşımları

Türkiye’de Tip 1 Diyabette eşitsizlikler ile mücadele etmek için İngiltere raporundan ilham alan ve yerel gerçeklere uygun, çok yönlü bir stratejiye ihtiyacımız var:

1. Veri İzleme ve Şeffaflık (Aynaya Bakmak)

  • Veri Toplama Zorunluluğu: Sağlık Bakanlığı’nın, Tip 1 diyabetli bireylerde bölgesel, gelir düzeyine bağlı HbA1c ortalamalarını, teknoloji kullanım oranlarını ve komplikasyon gelişim hızlarını düzenli olarak toplaması ve raporlaması şarttır. Eşitsizliği ölçemezsek, mücadele edemeyiz.

2. Adil Teknoloji Erişimi (Lüks Değil, Hak)

  • Geri Ödeme Kapsamını Genişletme: İnsülin pompası ve CGM/FGM (flash glukoz izleme) cihazlarının geri ödeme kapsamına alınması veya dezavantajlı bölgeler ve çocuklar için tam sübvansiyonlar sağlanması hayati önem taşır. Bu cihazlar artık yaşam standardı değil, güvenlik standardıdır.

3. Erişilebilir Eğitim ve Danışmanlık

  • Tele-Diyabet ve Mobil Birimler: Kırsal ve ekonomik olarak dezavantajlı bölgelere ulaşmak için mobil sağlık birimleri kurulmalı veya Tele-diyabet hizmetleri (uzaktan eğitim ve danışmanlık) yaygınlaştırılmalıdır. Diyabet eğitimi, sadece büyük şehirlerdeki uzman merkezlerin tekelinde kalmamalıdır.
  • Koruyucu Destek: Diyabet eğitim hemşireliği pozisyonları güçlendirilmeli ve Aile Sağlığı Merkezleri üzerinden düzenli takip ve eğitim desteği verilmelidir.

4. Toplumsal Farkındalık ve Savunuculuk

  • Haklar Bilinci: Diyabetli bireylerin hakları, iş hayatında, eğitimde ve sosyal yaşamda karşılaştıkları ayrımcılık konularında bilinç artırılmalıdır.
  • Hasta Derneklerini Güçlendirme: Diyabet hasta derneklerinin yerel yönetimler ve sağlık otoriteleri nezdindeki savunuculuk rolleri desteklenmeli, sesleri daha gür çıkması sağlanmalıdır.

Leave a Reply